Daha önce pek çok yılı iyisiyle kötüsüyle atlatmıştık ancak hiçbirisi 2020 yılı kadar ağır geçmedi. Virüsler, savaşlar, doğal afetler, depremler tüm bunlar sanki 2020 yılına kodlanmış gibiydi. Peki bu bir tesadüf müydü yoksa olması gereken miydi? Bu konu ile ilgili pek çok araştırmacı 2020 yılının sadece bir tesadüften ibaret olduğunu ve tesadüf neticesinde bu tarz durumlarla karşılaşıldığını söylüyor. Şimdi de başımıza bir korona virüs belası geldi ve bu virüste hemen hemen tüm dünyayı etkisi altına alıp kendisini gündemin zirvesine oturtmayı başardı. Bu virüsün şuanda üretilmiş bir aşısı mevcut değil ve ayrıca aşının üretilebilmesi ve test edilebilmesi için ortalama olarak 1 yıl gibi bir sürenin geçmesi gerektiği de belirtildi. Bu durum kafalarda pek çok soru işaretinin oluşmasına neden oldu. Hatta aramızdan bazıları acaba 2020 yılında kıyamet mi kopacak gibi çeşitli sorular da sordular. Tabi kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka kimse bilemez. Bizler bu yazımızda 2020 yılının getirdiği uğursuzluklardan bahsetmek istiyoruz.

1.) Deprem Felaketleri: 2020 yılına girer girmez Türkiye’de pek çok deprem yaşadık. Bunlardan en dikkat çeken husus acaba İstanbul’da da deprem yaşanır mı sorusuydu. Uzmanlar depremin yaşanacağını elbette bekliyorlar ancak bu büyük İstanbul depreminin bir habercisi olabilir mi diye de soru işaretlerine sahipler. Büyük İstanbul depreminin de mutlaka gerçekleşeceğini ve sonuçlarının bir hayli fazla olacağını düşünmektedirler. İnşallah en az zararla İstanbul depremini atlatırız.

2.) Doğal Afetler: Dünyanın pek çok eyaletinde çeşitli doğal afetler görüldü. Örneğin sel baskınları, heyelanlar, erozyonlar gibi pek çok doğal afet karşımıza çıktı. Henüz daha 2020 yılının ilk çeyreğini tamamlayamadan bu kadar çok maceranın ya da atraksiyonun yaşanması tesadüf olabilir mi?

3.) Virüsler: 2020 yılının ilk aylarında Çin’in Wuhan adlı şehrinde ortaya çıkan Korona Virüsü ile yayılan ve hemen hemen 2020’nin henüz Mart ayındayken dünyanın her yerinde gözükmeye başlayan bir virüstü. Ayrıca bu virüste ölüm oranının %15 olduğu söylenmektedir. Yaşları genellikle 65’in üstünde olan yaşlı insanları ölüme götürdüğü bilinmekle beraber bu ihtimal de oldukça düşüktür. Eğer vücudunuzda başka bir kronik rahatsızlığınız yoksa vücudunuz korona virüsü ile gayet kolay bir şekilde savaşabilir. Ayriyetten 2020 yılının şu aylarında bir başka virüs daha ortaya çıktı. Bu virüste Çin merkezli bir virüstü. Hanta adı verilen bu yeni virüs ise kemirgenlerden yani fare gibi küçük hayvanların insanlar tarafından yenmesiyle ortaya çıktı.

Henüz 2020 yılının ilk çeyreğinde olmamıza rağmen bu kadar atraksiyon ve macerayı yaşadıysak 2020 yılının sonunu nasıl getireceğiz diye sizlere sormadan geçmeyelim.

Yazıyı Değerlendir
[Toplam: 0 Ortalama: 0]